FİBROMİYALJİ SENDROMU

 

50 yaşında bayan hasta; yıllardır boyun, sırt ve omuzlarda ağrıları var. Sabahları tutuk uyanıyor, uzun süredir uyku kalitesi bozulmuş ve sabahları dinlenmeden kalkıyor. Aralıklı baş ağrısı atakları yaşıyor. Hayattan eskisi gibi zevk almıyor ve enerjisi eskiye göre çok düşük. Kronik yorgunluk hissediyor. Zaman zaman sanki sisler içindeymiş gibi tam tanımlayamadığı yarı sersem bir durum yaşıyor. Çeşitli doktorlar ve tetkiklerle teşhis edilememiş. Hasta, eşi ve çocuklarına karşı kronik ağrıları ve düşük enerjisi nedeniyle mahçup hissediyor. Durumunun psikoljik olduğunu kabullenmekiçin kendini zorluyor ama gerçek olan bir şey var ki; çok ağrı çekiyor... 

Günümüzde bazı doktorlar FibroMiyalji Sendromu’nun (FMS) bir hastalık olmadığını savunurlar. Ancak aynı şikayetlerle yaşam kalitesi yıllardır düşmüş bir grup hastaya yardımcı olabilmek için tablonun hastalık olarak kabul edilemesi şarttır. 

Fibromiyalji sendromu olarak kabul edilen hastalarda 3 ana şikayet vardır: Uyku bozukluğu, ağrılı çok sayıda hassas nokta ve depresyon veya depressif ruh hali. 

Araştırmalar FMS nin kesin nedenini gösterememekle birklikte bazı teoriler vardır.
Bunlardan biri FMS’yi bir stres faktörünün başlattığı yönündedir.
Diğer olası nedenler;
Bozulmuş uyku kalıpları ve buna bağlı olarak güçsüzlük ve azalmış ağrı toleransı,
Sinir sisteminde ağrı ile ilgili kimyasal maddelerin anormal üretimi, düşük serotonin düzeyi
Vücutta büyüme hormonunun (growth hormone) düşük seviyede olması?
FMS kas ve tendonlarda ağrı ve acı ile seyreden bir hastalıktır. Kadınlarda sıktır, ilk şikayetler genellikle 30-35 yaşlarında başlar, orta yaşta özellikle menopozla birlikte şiddetlenir. Vücudun çeşitli yerlerindeki kaslarda hassas nokta olarak anılan ağrılı alanlar vardır. Ağrı başlıca boyun, sırt, omuz ve bel bölgesinde hissedilir. Belli noktalar hafif dokunmakla bile hassastır. Ağrı özellikle istirahat halinde daha belirgin olup, genellikle günlük aktiviteler ve egzersiz sırasında daha az hissedilir. Zaman içinde hava koşulları, uyku değişiklikleri, stres, yolculuk, hareketsizlik ya da ağır fiziksel aktivite ile alevlenme gösterir. Çoğu hasta aslında ağrının omuz, sırt, boyun, bel veya kalça bölgesinde hiç kaybolmadığını söyler. 

Diğer sık görülen belirtiler; uyku bozuklukları, depresyon, kronik yorgunluk, baş ağrısı, ishal ve kabızlık dönemleri, el ve ayaklarda hissizlik ve batmalar, güçsüzlük hissi ve baş dönmesi, barsaklarda huzursuzluk, istirhatsiz (huzursuz) bacak sendromu, göz kuruluğu, fibrofog olarak tanımlanan bilinçte bulanıklık anlarıdır. Stres ve günlük rutinin bozulması sıklıkla FMS belirtilerini kötüleştirir. Çünkü “fibromiyalji rutini sever.” 

Pek çok hasta daha önceki muayeneler sonrasında bir probleminin olmadığını, laboratuar veya radyolojik incelemelerin normal çıktığını ve sorununun psikolojik olduğunu duymuştur. Bu teşhis edilemeyen durum, hastayı ailesi ve yakın çevresine, hatta kendine karşı güç durumda bırakır. Ancak fibromiyalji sendromu, muayene sırasında doktorun kaslardaki hassas noktaları tespit etmesi ve benzer tabloyu ortaya çıkaran diğer hastalıkların ekarte edilmesiyle teşhis edilebilir. 

Fibromiyaljinin tedavisi hastalığın şiddetine ve eşlik eden tablolara göre değişmektedir. Başlangıç bir stres ile olmuşsa stresin ortadan kaldırılması sonucu şikayetlerde kendiliğinden düzelme görülebilir. Stresin yok edilemediği hastalarda ilaç tedavisine ihtiyaç duyulur. Sırasıyla hafif ağrı kesicilerden başlayarak, narkotik olmayan güçlü ağrı kesicilere kadar ilaçlar kullanılabilir. Bazı çok ağrılı hastaların tedavisinde tetik nokta enjeksiyonları da uygulanabilir. 

Uykunun ve kalitesinin iyileştirilmesi elzemdir. Bu amaçla, bilinen antidepresan ilaçlara ek olarak, bitkisel kaynaklı bazı ilaçlar kullanılır. Bunlar vücutta ağrı ile ilgili bazı kimyasal maddeleri düzenleyebilmektedir. Hastanın uyku düzenine azami dikkati gösterip, çay ve kahve tüketiminde dikkatli olması, uykunun zamanı ve yerine özen göstermesi gerekir. 

Kaslara germe ve kardiyovasküler uygunluğun artırıldığı bir egzersiz programı tedavinin ikinci, belki de en önemli parçasıdır. Özellikle “aerobik egzersizler” olarak tanımlanan vücudun oksijenlenme ihtiyacının arttığı; yürümek, koşmak, bisiklet, yüzmek gibi egzersizler haftada 3 kere 30 dakika süreyle yapılamalıdır. Bu egzersizler kalp ve akciğer fonksiyonlarını artırır ve gergin-ağrılı kaslara germe uygular. Bu konuda hasta doktorundan bir program almalıdır. 

Ayrıca çeşitli gevşeme yöntemleri de yardımcı olur. Hastalar özel manuel terapi veya miyofasiyal germe gibi özelmasaj tekniklerinden oluşan fizik tedavi yöntemleri, yoga ve pilates’ten çok yararlanırlar. 

FMS de görülen belirtiler: 

Kas ağrısı .........................................%100 

Yorgunluk.........................................%96 

Uyku problemi..................................%86 

Eklem ağrıları...................................%72 

Baş ağrısı...........................................%60 

İstirahatsiz bacak (restless legs)........%56 

Uyuşma ve iğnelenme.......................%52 

Hafıza zayıflığı..................................%46 

Bacak krampları................................%42 

Konsantrasyon güçlüğü.....................%41 

Sinirlilik............................................%32 

Depresyon.........................................%20-25