OSTEOPOROZ, OSTEOMALASİ

40 yaşında bayan; anne ve anneannesi yaşlanınca sırtta kamburlukları olmuş ve boyları kısalmış. Annesi osteoporoz tanısı ile tedaviye alınmış. Kendisi de genetik olarak benzer bir hastalıktan endişe ediyor. Kemik kaybının tekrar artmayacağını duymuş. Olası bir osteoporozdan korunmak istiyor. Anne ve anneannesi 45 li yaşlarda menopoza girmişler. Kendisi halen adet görüyor, sırtta ağrı veya şekil bozukluğu yok. Doktoru her kadının 45 yaşından önce bir kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması gerketiğini söylüyor. Ölçümde kemik kaybı bulunuyor ama henüz hastalık boyutunda değil. Halen adet görmekte olan bir kadında kemik kaybının olmaması gerektiğini öğreniyor. Bazı kan ve idrar tetkikleri ile sebep araştırılıyor. İncelemeler sonunda doktorun yorumu: Geçmişte yapılan zayıflama diyetleri ve son 10 yılda cildini korumak için güneşten kaçması sorumlu olabilir. Düzenlenen ilaç ve egzersiz programı ile kaybettiği kemik yoğunluğunu yeniden kazanabilirmiş, hatta annesi bile! Takip ve tedavi altında, gelecekten umutlu... 

Kemik dokusu, güçlü kalabilmek için yaşlanan hücrelerini atıp yerine yeni kemik hücreleri yapan bir döngü ile yaşar. Yeni hücre üreten “yapım” sisteminin az çalışması ya da eski hücreleri yokeden “yıkım” sisteminin çok çalışması sonucunda osteopeni veya osteoporoz gelişir. Osteopeni kemik (mineral) yoğunluğunun azalması, osteoporoz ise kemik yoğunluğundaki azalmanın hastalık boyutuna ulaşmasıdır. 

Osteopeni ve osteoporoz tanısı kemik ölçümü olarak bilinen “kemik mineral yoğunluğu” ölçümü ile belirlenir. 25 yaşında bir insanın en yüksek yoğunluğa sahip olduğu kabul edilerek karşılaştırma yaparak elde edilen T ve Z skorları ile tanı koyulur. Tedaviye olan cevapta yine bu değerler kullanılır. Ayrıca kan ve idrarda kalsiyum metabolizmasının belirteçleri hangi sistemin bozuk olduğu hakkında önemli bilgiler verir. Yapım eksikliği ve yıkım fazlalığı durumlarında tedavi farklıdır. Etkin tedavinin yapılabilmesi için bu ayırımın yapılması şarttır. Osteoporozun tedavi edilemeyeceği veya kemik yoğunluğunun arttırılamayacağı genel bir yanılgıdır. Doğru tanı üzerine kurulmuş uygun tedavi ile önce kayıp durdurulur. Sonra 3. yıldan itibaren kemik yoğunluğu artırılabilir. 

En sık görülen osteopeni ve osteoporoz nedenleri: Menopoz, yeterli güneş ışığı görmemeye bağlı D vitamini eksikliği (osteomalazi), sık ve tekararlayan zayıflama diyetleriyle oluşan beslenme bozuklukları, çeşitli tiroid-paratiroid hormon dengesizlikleri, böbrek hastalıkları, inaktivite adı verilen yetersiz hareket etme ve bazı ilaçların uzun süreli kullanımlarıdır.